Ebru Hocam Füsun Arıkan

Feride Dayanç

 

Her zaman tebessüm halindeki yüzü ve bize baktığında daha derinlere bakan gözü ve hiçbirşeyi kaçırmayan son derece duygu yüklü güzel bir anne, eş ve öğretmen. Aynı okulda yani Çamlıca Kız Lisesi’nde benden üç sınıf önde olarak tanıdığım, aynı tebeşirlerden ve tahtalardan, o güzelim tarihi okuldan geçtiğimiz hocamla ebruda yollarımız kesişti. Füsun hocanın atölyesinde ilk geleneksel çalışmalardan sonra hemen serbest çalışmalara geçildi. Atölyesinde bizi serbest bıraktı, herkes istediği gibi çalıştı. Onda ki o rahatlık bizim, ebru sanatına bakışımızı daha da olumlu düzeye çekerek, sıcaklığını hissetmemizi sağladı. Bir gün atölyede çalışırken, “hadi bakalım bugün kuğu figürü yapın” dedi. Bende önümdeki yeşil boyalarla çalışmaya başladım. “ne bu, ne yapıyorsun, kuğu yeşil olur mu?” dedi. “Hocam ben böyle çalışmak istiyorum” dedim ve ondan sonra bana benim Picasso’m demeye başladı.

Birgün atölyeme geldi. Ben harıl harıl çalışıyorum, bir taraftanda çerçeveletmişim bir dolu ebruyu. Hepsine teker teker baktı ve “hadi bakalım sana sergi açalım” dedi. Ve hocamın desteği ile 1998 yılında Caddebostan Kültür Merkezi’nde ilk kişisel sergimi açtım. Sergi düzeneğinin nasıl yapıldığını da hocamdan bu kişisel sergimde öğrendim. Benim atölye arkadaşlarıma, sizler benim torunlarımsınız derdi ve hiçbir sergimizi kaçırmazdı. En son Halis Kurtça Kültür Merkezi’ne kemoterapi alırken arkadaşının kolunda geldi ve sergi defterimizi yazdı. Hocamı çok erken kaybettim. Takdir büyük yerden gelince kabulleniyorsunuz. Her yıl aramızdan ayrıldığı gün onun anısına sergi düzenlemekteyiz ve o gün aramızda olduğuna inanmaktayız, sanki tablolar arasında gezinir gibi.

Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Füsun Arıkan, Sacit Okyay’dan aldığı ebru eğitimini tarafıma aktardığı için şükranlarımı sunarım. Işıklar içinde yatsın.

Write a Reply or Comment